Bu sanatsal çalışma konusunda en hasta olduğum firmaların başında Blizzard gelir.World of Warcraftın havası oldum olası hoşuma gitmiştir.Ve bu dünyanın nasıl yaratıldığını merak edenler için tavsiyem Art of World of Warcraft kitaplarını edinmelidir.Ama bu kitaplar öyle kolay bulunan kitaplar değiller.Çünkü satılmıyorlar sadece oyunların koleksiyoncu sürümlerinin yanında hediye olarak geliyorlar.Ama kehannetteki çocuk yine tüm güçlerini kullanarak size bunların en güzellerinden olan World of Warcraft Cataclysm artbookunu paylaşıyor.Ve bu paylaşımlarımın devam ediceği müjdesini veriyor.
18 Mayıs 2012 Cuma
Cataclysm
Bu yağmurlu muhteşem gün yeni bir konuya başlamak için ideal değil mi?Size birazda sanatsal çalışma kitapları(artbook) konseptinden bahsetmek istiyorum.Hepimiz birer oyun,anime,çizgifilm,manga hayranıyız değil mi?Bazen öyle sahnelere şahit oluyoruz ki ''adamlar yapmış abi'' demekten kendimizi alamıyoruz.İşte bu kitaplar da tam bu konuya açıklık getiriyor.Adamlar yapmış ama nasıl yapmış.Tasarım sırasında neler değişmiş.
Bu sanatsal çalışma konusunda en hasta olduğum firmaların başında Blizzard gelir.World of Warcraftın havası oldum olası hoşuma gitmiştir.Ve bu dünyanın nasıl yaratıldığını merak edenler için tavsiyem Art of World of Warcraft kitaplarını edinmelidir.Ama bu kitaplar öyle kolay bulunan kitaplar değiller.Çünkü satılmıyorlar sadece oyunların koleksiyoncu sürümlerinin yanında hediye olarak geliyorlar.Ama kehannetteki çocuk yine tüm güçlerini kullanarak size bunların en güzellerinden olan World of Warcraft Cataclysm artbookunu paylaşıyor.Ve bu paylaşımlarımın devam ediceği müjdesini veriyor.
Art of World of Warcraft Cataclysm
Bu sanatsal çalışma konusunda en hasta olduğum firmaların başında Blizzard gelir.World of Warcraftın havası oldum olası hoşuma gitmiştir.Ve bu dünyanın nasıl yaratıldığını merak edenler için tavsiyem Art of World of Warcraft kitaplarını edinmelidir.Ama bu kitaplar öyle kolay bulunan kitaplar değiller.Çünkü satılmıyorlar sadece oyunların koleksiyoncu sürümlerinin yanında hediye olarak geliyorlar.Ama kehannetteki çocuk yine tüm güçlerini kullanarak size bunların en güzellerinden olan World of Warcraft Cataclysm artbookunu paylaşıyor.Ve bu paylaşımlarımın devam ediceği müjdesini veriyor.
17 Mayıs 2012 Perşembe
Uzun bir aradan sonra
-İlk olarak The Avengers filmine gidin inanılmaz güzel bir film olmuş.Çizgiroman havasına bu kadar yaklaşabilen film zor bulunur.3D izlemenizi tavsiye etmem işe yarayan bir bölümü yok.
-The cabin in the woods hoş,farklı buram buram whedon ve sonu itibari ile lovecraft kokuyor.Ben acayip eğlendim ama posterine bakıp bir teen slasher beklemeyin.
-Diablo 3 oynayın ben oynayamıyorum ama siz oynayın.Her ne kadar skill sistemi boka sarsada.Blizzard bu sonuçta lore için bile oynanır.
-İnsanlara onlara verdiğiniz değeri göstermeyin sonu hep hüsranla bitiyor.Şu ana kadar hiç göstermediniz ama oda ne karşınıza biri çıktı ve farklı ve sizle konuşuyor ve aklınızdan neden olmasın diye geçmeye başladı;UZAKLAŞIN O DÜŞÜNCEDEN.Kaçın hey dostum sen arkadaki gözlüklü dinle burayı.Eğer burayı okuyorsan sen zaten farklı bir insansın ve normal insanlar kendilerinden farklı olanlardan hoşlanmazlar bu nedenle o da senden hoşlanmıyacak.Ne yaparsan yap bu yüzden şimdiden uyardım eğer şansını denemek istiyorsan yinede sen bilirsin.
-Kitaplar konusuna gelirsek Neil Gaiman den takılın Kıyamet Gösterisi yeni çıktı,okumayanlar Amerikan Tanrılarınıda tercih edebilir.
-Koşun zıplayın hareketlenin yaz geliyor.
-Çizgili kısma gelirsek Morrisson Action Comicste istediğim noktaya hala gelemedi.İdare eder bir giriş ama konu 9. sayıya rağmen hala sarmıyor.
-Marvelın season one serisi aynı hikayelerin kötü çizerlerle 1000. kez tekrarı.
-Uncanny x-force çok iyi en azından dark angel saganın sonuna kadar okuyun.
-Bir sürü kitap türkçeye çevriliyor.Naruto,one piece,death note artık türkçe,okuyun.House of M yakında geliyor bu muhteşemliği kaçırmayın.
-İnsanlar çok farklı tahmin edilemez canlılar,onları fazla kafanıza takmayın.
-Çizgiroman okuyun ve okutun.Çoğu kimsenin sahip olmadığı bu güzelliğin değerini bilin.
-Hafta sonu gerekli şeylere gidin kendi yayınlarında %40 indirimler var.Ben gidemicem benim içinde alışveriş yapın.
21 Temmuz 2011 Perşembe
Okunması Elzem Seriler
Aslında başlıkta arch mı desem run mı desem ne desem bilemedim.Bazen bir serinin başına bir yazar-çizer takımı gelir ve o seriyi kanatlandırırlar.Mesela morrison-quitely ikilisi yada millar-hitch bu ekiplerin alıpta ihya etmediği seri yok gibidir.İşte burda elimden geldiğince serilerin çoştukları aralıklardan bir derleme yapıyım dedim.
Nex X-Men: 114-154
X-Men 114 te başlayıp 154 te biten çoğunlukla morisson-quitely birlikteliğinde giden bir seri.X-Men'in kısır döngüye girdiği bir dönemde morisson serinin başına getiriliyor ve eğlence başlıyor.Okumamış olan varsa bence çok şey kaçırıyor.İlk cildi ülkemizde Tükenişin T'si ismiyle yayınlanmıştı ama devamı gelmemişti.Marmara astonishing serisini bitirdikten sonra bu seriye el atsa hiç mi hiç fena olmaz.Günümüzdeki X-Men'e yetişmek isteyenlerin okuması gereken serilerden.Fantastic Four:554-569
Miller-Hitch birlikteliğinde Fantastic Four serisi yeni bir ivme kazandı.Tekrar okunur bir hale geldi.Spoiler vermeden nasıl anlatılır ama en sevdiğim runlardan biri olmuştur bu seri.Normalde FF okumayan ben bile yeni sayıyı bekler olmuştum.Okuyun okutun.
Thor:1-12,600-603,Thor Giant-Size Finale 01

Uzun süredir yaşayanlar aleminden uzak kalan Thor'u yazarımız Straczynski destansı bir şekilde geri döndürüyor.Sayılar sizi yanıltmasın 1 den başlayan Thor 12. sayıdan sonra 600 numarasına geçiş yapıyor ve final ilede Straczynski serisi bitiyor.Yakında Gerekli Şeyler (I love Gerekli Şeyler)tarafından türkçeye kazandırılacak isteyen bekleyip seriyi elinde türkçe şekilde okuyabilir.
Ultimates:Vol1-Vol2

Millar-Hitch-Neary üçlüsünün avengersı yeniden yarattıkları seriler.Ne diyebilirim ki çok güzeller hikaye olsun çizimler olsun.Her şeyiyle mükemmel seriler.Yeni çıkan marvel filmlerinin çoğunun esinlendiği kaynak ta bunlardır.İlk cilt arkabahçe tarafından basılmış ne yazık ki devamı gelmemiştir.
Şimdilik bu kadar devamı aklıma geldikçe yazarım sonraki yazı dc üzerine olucak.
10 Ağustos 2010 Salı
Yeni Bir Umut Doğana Kadar

Her şey korkuyla başladı.Zaten hiçbirşey güllük gülistanlık değildi ama en azından düzen vardı,en azından özgürlük ve adalet vardı.İlk yaptıkları şey sanal bir gündem,bir düşman,bir savaş oldu.Bunlar düzeni bozuyor halklar arasında kargaşa yaratıyordu.Bundan çıkar sağlayanlar oldu ama özellikle biri yaşlı bir adam.Bölge temsilciliğinden başlayıp zaman içinde meclise oradanda meclis başkanlığına yükseldi.Bu sırada savaş gittikçe kızışıyor,cumhuriyeti ve meclisi koruması gerekenler çok kan kaybediyordu.Sadece savaş bu kadar yıpratıcı olamazdı eğer içteki düşmanda bu kadar güçlü olmasaydı.Ve bir zamanlar çok sayıda olan cumhuriyetin savunucularının güçleri savaşa yetmez oldu.İşte o zaman yaşlı başkandan bir fikir geldi:Yeni Bir Ordu.Daha güçlü,özel,bu savaş için hazırlanmış güçlü bir ordu.Bu başta cumhuriyetin savunucularını rahatsız etti uzun yıllardır cumhuriyeti savunuyorlardı.Ama demokrasiye,cumhuriyete inançları sonsuzdu,onlarda orduyu kabul ettiler ve başına geçerek savaşı sonlandırmaya yemin ettiler.
Savaş bitmedi,çünkü savaşın bitmesi istenmedi bazı güçlü insanlar tarafından.Tüm olanlar halkları mahvediyor yok ediyordu.Karaların hızlı alınması tek bir elden yönetilmesi gerekiyordu;gerekmese bile birileri bunu söylüyordu.Meclisin başındaki adamda bunu söylüyordu savaşın bitmesini istiyorsanız gücümü arttırın ve bu güçle düşmanı yok ediyim.Ve öylede oldu güçü arttırıldı,yasalar ona bağlandı,adalet onun dediğiydi,yönetim oydu,meclis artık oydu.Bu gelişmeleri izleyen Cumhuriyet savunucularının ellerinden gelen bir şey yoktu.Çünkü bu demokrasiydi halk bunu istemişti buna yapılacak herhangi bir müdahale darbe olarak anılacaktı.Ve beklediler savaşın bitmesini,meclisin aklını başına toplamasını beklediler.Ve büyük acılarla,büyük kayıplarla da olsa savaşta üstünlük sağlandı,artık savaşın bitmesi an meselesiydi.Tam da bu sırada bir şey farkedildi meclisin başındaki yaşlı adam,tüm bu savaşında arkasındaki kişiydi.Suçlu oydu her iki tarafıda manipüle etmiş ve savaşı çıkarlarına alet etmişti.Cumhuriyet savunucuları ise bunu öğrendiklerinde artık çok geçti,müdahale etmek istediklerinde ne eski güçleri vardı nede yanlarında eski dostları,yıllardır ellerindeki güç nedeniyle kibirlenmişler ve bu kibir onların zayıflıkları olmuştu.MÜdahale başrısız olmuş cumhuriyetin eski savunucuları vatan haini ilan edilmişti meclisin başındaki yaşlı adam tarafından.Kurulan yeni ordu tarafından tek tek avlandılar,kaçabilenler geri dönmemek üzere uzaklara gittiler.
Ve o meclisin başındaki yaşlı adam artık daha fazla meclise,cumhuriyete gerek kalmadığına karar verdi,kurduğu yeni ordunun gücüyle cumhuriyetin yerine imparatorluğu getirdi.Çünkü bu sayede barış ve huzurun bu topraklara geri geleceğine ikna etti halkı.Cumhuriyetin küllerinden tek yumruk tarafından yönetilen bir korku imparatorluğu yükseldi.Artık yaşlı adam amacına ulaşmıştı belki 100 lerce yıl beklenmişti ama amaca ulaşılmıştı.Savaşı kolayca bitirdi zaten iki tarafında başı olması bunu epey kolaylaştırmıştı.Halkın mutluluğu kısa sürdü çünkü uğruna savaştıkları şeyi özgürlüklerini gümüş tepside sunmuşlarıd.Hemen cumhuriyetin demokrasinin savnucularına koştular,ama nafile eskinin savunucularından kimse kalmamıştı.Ve imparatorluk devri başladı.Artık kimse kurtuluş olmadığına inanıyordu.Umut,umut insanların kalplerinden silinmişti.Ta ki yeni bir umut yeşerene kadar.
Burda yazanlar hakkında düşününce ülkenin son hali hakkında bir şeyler okuyormuş gibi geldi mi hiç.Burda yazanlar çoğu insanın çocuk filmi dediği,kılıç dövüşlerinden alt metni göremeyenlerin kötülediği yıldız savaşlarının senaryosunun ana hatları.Bu filmlerin en hoşuma giden yanı bu tüm o karmaşanın,renklerin,yaratıkların,ışın kılıçlarının altında yatan ülkemin çok ta yabancı olmadığı bu senaryo.Bir yanda ellerindeki güçten sarhoş olmuş ve kibirlenmiş jedi düzeni yada bizdeki haliyle ordu,bitmeyen bir iç çekişme,savaş ve yıllardır yapılan planlar ve güç kazanmayla mutlakhükme yürüyen sith düzeni bizdeki haliyle tüm yasama,yürütme ve yargıyı ele geçirmeye çalışan akp.Kurulaması düşünülen yeni ordu,belkide klon ordusu.Tüm olanlar karşısında ne yapıcağını bilemeyen halk.Belki de ben fazla komplo teorisi üretiyorum ama gerçektende benzerlikler çok fazla değil mi?Ve filmlerde olduğu gibi dünyayı kurtaran adamımız 1938 de çıktığı seyahatten son dakikada dönüp bizi kurtarmıyacak.
29 Temmuz 2010 Perşembe
Sonsuz Kriz

Aslında aklımdan geçen süpermanin bu güne kadarki ana maceralarına değinmekti.Bu güne nasıl geldiğine göz atmaktı.Ama güzellerin yanında o kadar saçma hikayelerde var ki işin içinden çıkamadım.(Birinde mavi ve kırmızı olmak üzere 2 ye bölünüyor.)Hikaye derken zaten 900 lü sayılara ulaşmış 2-3 dergide devam eden bir serinin tüm hikayelerini anlatamazsınız.O yüzden epik hikayeleri (saga) ele alacaktım.Kabaca neler olduğuna göz gezdirecektik beraber.Bu da bizi her şeyi yeniden başlatan dünyaları sıfırlayan hikayeye döndürüyor.Sonsuz Kriz.
Krizler her zaman DC evrenin vazgeçilmez unsurları olmuştur.Güzel Türkiyemiz gibi DC de krizlerden çok çekmiş büyük kayıplar verilmiş,iş çıkarmaları olmuş,dünyanın cılkı çıkmıştır.Bu hikaye hem çok büyük hem çok karışık bir nevi DC için bir devrin kapanışı başka bir devrin açılışı gibi birşey.Zaten bu kitaba gelene kadar okunması gereken 2 hikaye daha var (daha çok varda en önemlileri diyelim):Omac projesi (Omac Project),Kimlik Krizi (İdentity Crisis).Bunlardan kimlik krizinde yaşanan bazı olaylar süper kahramanların kendi içlerinde bir sorgulamaya gitmelerine neden oluyor.Sonunda da yarasa adamımızın dellenip tüm süper kahramanları takip edebileceği bir sistem kurması ile son buluyor.Bu kurulan sistemde omac projesi zaten.İkinci hikayedede bu sistemin kontrolden çıkması,tüm süper kahramanları ve dünyayı tehdit eder hale gelmesini anlatıyor.
Sonsuz krizimizde tam bu noktada başlıyor.Evren gittikçe kontrolden çıkmıştır.Kahramanlar geçilmemesi gereken sınırları geçmektedirler.(Buna Harika Kadının cinayet işlemeside dahil.)Omac robotları önlerine gelen her kahramana saldırmakta,uzaydaysa şu ana kadar görülmüş en büyük savaş devam etmektedir.Gördüğünüz gibi anlamak bayağı zor bu karışık ortamı.Tüm bunlar olurken,olan biteni izlemeye birileri dayanamaz ve yanlışları düzeltmek için ortama giriş yaparlar.Bunlar dünya-2 nin süpermani,lois lane,dünya-prime ın süperboyu ve başka bir dünyanın genç lex luthoru.(Bir parantez açıp dünya kavramını açıyım.DC evreninde bir sürü paralel evren var.Birinde iyi olan diğerinde kötü olup,hatta var olmayabiliyor.Bu arkadaşlarda dünyaları bir önceki krizde yok olduğu için tüm olan biteni cennet misali ara bir boyuttan(alternatif evren değil)izliyorlardı.)
Savaş hala devam ederken bu arkadaşların niyetlerini öğreniriz ayrıcada alternatif evrenler hakkında bilgiler ediniriz.En önemli gelişim Güç Kızının(power girl) dünya-2 nin süperkızı olduğu ve dünya-2 süpermanin kuzeni olduğunu görürüz.Tabii yeni gelen lex luthor yine bir şeyler çevirmektedir.Tüm bunlar olurken omac robotları dünyanın altını üstüne getirmekte harika kadının adasını batırmakta,batmanse başlattığı projeyi sona erdirmeye çalışmakta ama başarısız olmaktadır.Bu sırada dünya-2 nin süpermani dünya-1 batmanini bularak ondan yardım ister ve onun yoluna çıkmamasını garantilemek ister.Bu girişim sonuçsuz kalır.Genç lexin amacının da anti-monitör ve bir kaç süper kahramanın gücünü kullanarak tüm evrenleri tek ve mükemmel bir evrende birleştirmek olduğunu anlarız.Gereksiz gördüğü her şey silinip yok olacaktır.
Süperboy prime(dünya-prime superboy) ise bu sırada boş zamandan yararlanıp Kentlerin çiftliğini ziyarete el öpmeye gider.Orda bu dünyanın süperboyunu(lex luthor ve süpermanin genetiklerinden ortak üretilmiş ama sonra doğru yolu bulmuş süperboy) görünce kaldıramaz.Husumet çıkar ama süperboy prime çok güçlüdür.Bayaa zarar verir hatta yardıma gelen genç titanlarıda hırpalar.Flash ların yardımıyla bir zaman girdabına hapsedilerek zor durdurulur.Ama bu da flashların güç kaynağının yok olmasına neden olmuştur.Tüm bunlar olurken genç lex luthor dünya-2 yi yaratmayı başarmıştır.
Artık evrenler arasında duvar muvar kalmamış.Kimin eli kimin evreninde belli değildir.Dünya-2 nin süpermanin de amacını anlamış oluruz.Ne yapmışsa Lois lane için yapmıştır.Lois lane hastadır ve onu dünya-2 ye döndürebilirse iyileşeceğini düşünmektedir.Ama kaçınılmaz olan gerçekleşir lois hakkın rahmetine kavuşur.Dellenen süpermen-2 bütün olanlarda dünya-1 in süpermanini sorumlu tutar.Allah ne verdiyse dalar.Bu sırada süperboy-prime zaman girdabından kurtulmuş yeni zırhıyla ortama girişini yapmıştı.Tüm evrenler artık birbirine girmek üzeredir.
Artık herkez son kozunu oynar.Dünya-2 nin süpermani zar zor ikna edilir.Genç lexin planları öğrenilir,zorda olsa batman omac projesini durdurmayı başarır.Tüm iyiler toplanıp geç lexin planlarını önlemeye çalışmaktadır.Ama karşılarında onu koruyan çok güçlü superboy-prime vardır.Tüm çabalara rağmen tüm dünyalar yeni düya adı altında birleşir.Ama nightwing ve dünya-1 in superboyu sayesinde lexin istediği gibi bir dünya olmaz ve en az kayıpla yeni dünya oluşur.Ama bu superboy birin kendini feda etmesiyle olmuştur.
İstediğine kavuşamayan superboy prime çıldırır.2 süperman(dünya-1ve dünya-2) zor başetmektedir onunla.Kavga sırasında içlerinden geçtikleri kırmızı güneş 3 nünde güçlerini alır.Kavga sırasında dünya-2 nin süpermani ölür.Superboy-prime green lanternların kurduğu bir hücreye hapsedilir.Süperman 1 inse tüm güçleri yok olmuştur.Tozlar yatışırken herkes yaralarını sarmaya çalışmaktadır.Genç lex ise başarısız olmuştur.Ama gelecekle ilgili planlar yapmaya devam ederken bir kuytuda dünya-1 in lex luthoru ve jokeri tarafından kıstırılır.Jokeri planlara dahil etmemenin sonuçlarınıda vahşice joker tarafında öldürülerek öder.
Kabası hikayenin bu tüm bunlardan sonra evren sıfırlanmış.Daha önce yaşanan bir çok olay yok sayılmıştır.Hikaye 1 yıl sonra devam eder.1 yıl arada yaşananlar haftalık bir seri ile anlatılır.Kısaca evren günümüz okuyucuları tarafından daha anlaşılır hale getirilmiş fazlalıklar atılmıştır.Bundan sonra bildiğimiz düşmanlar yeniden yorumlanmaya sanki ilk girişlerini yapar gibi karşılanmaya başlanmıştır.Offf be ne uzunmuş.Okurken sıkılmamışsınızdır umarım.
28 Temmuz 2010 Çarşamba
Döve Döve Adam Etmek

Bu iş nerede tam anlamıyla hakkıyla gerçekleşiyor biliyor musunuz.Ne gerçek hayatta,ne filmlerde,ne de romanlarda.Çünkü bu türlerde kötü gerçek kötüdür orda olması gerekir ve o her zaman orada olması gerektiği şekilde varolacaktır(Ne dedim ben???).Ama japon mangaları öylemi.Ordaki kötüler her zaman içlerinde iyilik taşıyan,zamanında başlarından karanlık olaylar geçmiş(inşaata top kaçması???),karizmatik kişilerdir taa ki baş kahramanımızın cennetten çıkma dayağını yiyene kadar.Şimdi burada ahkam kesecek değilim ama okuduğum tüm mangalarda bu istisnasız bu şekilde cereyan etmiştir.Kısaca Naruto adlı mangada cereyan eden dayaklara bakarsak:
Naruto:Dayak atıpta doğru yola soktuklarının sıralı listesi
1-Haku:Her ne kadar yediği tek yumrukla kalmış olsada narutonun azminden etkilenmiş sevdiği kişi için kendini feda etmiştir.
2-Neji:Kendi kuzeni olan Hinatayı hastanelik etmiş adeta dayağa aykırı aykırı gitmiştir.Yerde can çekişen Hinatanın yanında Naruto Nejiye meydan okumuş karıya kıza el kalkar mı lan top demiştir.(ki burda Nejinin mükemmel defansı olan dönüş hareketine göndermede bulunmmuştur)Yapılan kapışmada Neji bir alın yazısıdır tutturmuş,kaderci zihniyetle üstünlüğü bir süre elinde tutmuştur.Ama Narutodaki sözümden dönmem,aslada kafama koyduğumdan vazgeçmem anlayışı sonucu belirlemiştir.İkisininde ellerindeki son güçleri kullanıp karşı cephelere uçtuğu sırada Naruto yatmamış dişiyle tırnağıyla toprağı kazmış ve son vuruşu Nejiye yer altından gelen bir aparkatla yapmıştır.Bu kapışma daha çok yakın dövüş karşılaşması olmuş ninjutsu pek görülmemiştir.Neji bundan sonra kaderde önemli ama çalışmadan da olmaz arkadaş demiş.Aile sevgisinde gözle görülür bir artış olmuş,Narutoya abimsin her türlü yanındayım bir mesajına bakar demiştir.(ki Sasukenin satışı hikayesinde Naruto bu yardımı kullanacaktır.)
3-Gaara:Resmen bir sopalık daha ama baş kahramanımız durur mu veriyor dayağı veriyor dayağı.Gaaranında küçüklükten sorunları var tabii seveni yok,öpeni yok,anne nedir,buba nedir bilmemiş.Ot gibi büyümüş resmen tabiiki de sonuç vahşet,katliam.Daha Naruto bunu ilk gördüğünde gözü tutmamış,ben merkezci tavrını sevmemiştir.Dayağıda dillere destan olmuş kurbağaya dövdürtmüştür bunu.Sonunda da bir kafa geçirmiştir ki öyle böyle değil.Kafayı yiyen Gaara da beyin hücreleri reset yemiş.Ben nabıyom hayat güzel,kardeşimlerim var,köyüm var olmayan naabsın anlayışı yeşermiştir.Hatta işi abartıp vatanına milletine hayırlı bir evlat,köyünede muhtar(kazakage) olmuştur.Narutoyu her gördüğünde de abimsin der.
Bölüm 1 in sonu.
Superman Doğuştan Gelen Hak

Herkesin bir ilk göz ağrısı vardır.Bu çizgiromanda benim koleksiyonumu başlatan nadide eser.Tabi daha önce bir sürü türkçe çizgiromanım olmuştu ama ilk cilt halinde yabancı çizgiromanım budur.Size onunla tanışmamıda anlatıyım üniversiteyi kazanmamın üzerinden 3 ay geçmiş ilk defa evden uzaklaşmışım yakın dostum mike İstanbulu kazanmış gelip geçerken uğruyorum ona.O sıralarda da yeni bir dükkan ismi öğrenmişim okuduğum çizgiromanlardan:Gerekli Şeyler.Sonunda bir şekilde onu ikna edip onun engin yön bulma duygsuna güvenerek keşfe çıkıyoruz dükkanı o zamanlarda gerekli şeyler şimdi ki gibi değil bildiğiniz göçebe kavimler gibi geziyor.Zaten ilk gidişimizde giremiyoruz pazar günü kapalı olduğundan.Ama oraya ilk adım attığım günü unutamıyorum.Resmen yepyeni bir dünyaya ayak basmak gibiydi nereye baksanız çizgiromanlar,figürler,posterler,animelerden fırlamış kızlar.Bu işleri sevmeyen ilgilenmeyen kişiler anlamaz ama zaten bu satırları hala okuyorsanız onlardan olmadığınız belli siz benim nasıl hissetiğimi anlamışsınızdır.Neyse konu uzuyor devam edelim.Oraya ilk girişimde 45 dakika bir şey almadan dolaşmıştım.Normal bir dükkan sahibi olsa ne yapar sinirlenip insanı kovalar değil mi ama bakılıcak incelenecek o kadar çok şey vardı ki.Ama bir şey vardi ki o rafın önünden her geçişimde beni kendine çeken kitap Superman Birthright.Kapağıyla,çizimleriyle,herşeyiyle beni kendine çekti ve elimde o kitapla ayrıldım o gün oradan o zamanlar ingilizcede beginnerdan hallice olduğundan konusu hakkında bir fikrim yoktu.Bir başlangıç hikayesi okuycağımı biliyodum ama bunun 1 sene sonra olucağından haberim yoktu.Ama o hep orada durdu mağrur bir şekilde ayakta durdu bir çok kez resimlerine baktım ama bir kediyi sever gibi(ki kedilerden nefret ederim hayvan sevgim sıfırdır).Neyse yazı erotik bir hikayeye kaymadan kitabın konusuna geçelim.Yazar Mark Waid bildiğimiz süpermen hikayesini 2000 yıllara güncelliyo ama güncellerken smallville gibi işin ucunu kaçırmıyo.12 sayıda konu toparlanıp herkez az çok günümüz süpermenindeki yerlerine yerleşiyorlar.Peki bu çizgiroman sadece konumu muhteşem kılıyor.Tabiki o çizimler olmasa tüm bu hikaye bir hiç olurdu.İlerde Gizli İstilayı (Secret İnvasion) çizicek olan Leinil Francis Yu.Resmen adam döktürmüş.http://theages.superman.nu/ges/birthright/gallery.phpGördüğünüz gibi ne kadar harika olduğunu az biraz da olsa anlatabilmişimdir umarım.Yıllar içinde koleksiyonum büyüdü dolaplara sığmayacak hale geldi ama bu kitap dimdik bir şekilde siz yokken ben vardım dermişçesine dolabın en güzel yerinde durur.Onun yanında ezilmeden durabilecek başka bir kitapsa All Star Superman dir.Ama o başka bir yazının konusu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


